Petrokimya Sektörü Nereye Koşuyor?

Petrokimya sektörü nereye koşuyor?

Sürdürülemez ekonomik kalkınma ve tüketim modelinin sonuna geldiğimiz şu günlerde , sektörümüzü yakından ilgilendiren bir soru da Petrokimya Sektörü?nün, önümüzdeki 2 yıl için perspektifidir.

Bu perspektifi iyi anlayabilmek için, şu an içinde bulunduğumuz durumu iyi değerlendirmek gerekiyor.

-Bu krizi siz nasıl görüyorsunuz?

Dünyada eşi benzeri görülmemiş ekonomik bir kriz yaşanıyor. Bu krizden çıkış için hükümetler paket üstüne paket açıklayıp , piyasaya para pompalıyorlar.

Ama işin tüm dayandığı kilit nokta ,tüketicinin tekrar para harcaması . Tabii `tüketici` deyince ilk aklımıza gelmesi gereken `Amerikan Ekonomisi` yada `Tüketicisi`.Çünkü Dünya GSMH`sının %12 sini Amerikan Ekonomisi oluşturuyor. İkinci sıradaki Japonya`nın yüzde 4,9 da kaldığını söylemek sanırım Amerikan etkisini açıklamaya yetecektir.

Amerikan ekonomisi düzelmeden , bu krizden çıkılamayacaktır.Tüketiciler, tekrar tüketmeye başlamadılar ; eski borçlarından dolayı ve sürekli gelen kötü haberlerin etkisiyle de bu süreç kolay başlamayacaktır.

-Petrokimya sektörüne etkisi nasıl olacaktır?

Yaşanan krizin etkisi ile petrokimya tüketimi şaşılacak derecede azalmıştır. Bu azalmanın sonucu , petrokimya tesislerinde kapasite fazlaları oluşmuştur. Daha da kötüsü 7 senelik döngülerde gelişen petrokimya sektörü karlılığı , geçtiğimiz yıllarda tepe yapmış ve karlılığın yüksek olduğu noktada birçok firma yeni kapasite yatırımlarına gitmiştir. Bu yeni kapasitelerin çoğu Orta Doğu`da ucuz kaynaklara dayanan ve maliyeti düşük üretim yapacaktır. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde müthiş bir kapasite fazlası bizleri bekliyor. Hem de bu kapasite fazlasının önemli bir kısmı çok ucuz maliyetlerde. Bunların sonucu olarak maliyeti yüksek üretim yapan Kuzey Amerika gibi bir çok bölgedeki tesisin kapanması kaçınılmazdır.

-Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan büyük ekonomilerdeki durum nedir?

Bu kriz ortamında ekonomisi ehven-i şer durumda kalan Çin ve Hindistan gibi ülkeler geriye kalıyor. Krizden bu ülkeler de etkilendi. Büyüme hızlarında düşüşler yaşadılar . Cin`de hükümet, Amerika`dan sonra en büyük kurtarma paketini devreye aldı. Bu paket ,şimdilerde şaşırtıcı derecede iyi işliyor.

Çin paketinin içinde yeni kimya tesisleri kurulması için verilen destekler de var. Yani ,yaşanan bu kapasite arttırım çılgınlığına Çin de katılıyor. Hindistan?da da -Cin kadar olmasa da- yeni yatırımlar var.

Bu yatırımlar sayesinde Çin, talebinin bir kısmını iç piyasadan sağlayacak. Eksik kısmını ise ithal edecek; yani yine kapasite sorunuyla karşı karşıyayız.

 

-Türk Plastik Üreticileri için bunun anlamı nedir?

 Bu durumda Orta Doğu`lu Üreticiler, mallarını Türkiye, Avrupa gibi yeni pazarlara ihraç etmek zorunda kalacaklar. Bizim için uygun fiyatlı hammadde anlamına geliyor bu. Hindistan da yeni oluşturduğu kapasiteleri tüketecek iç tüketimi oluşturana kadar ihracatçı olmak zorunda.

Bunların sonucu olarak, satıcılar değil de alıcıların oluşturduğu fiyat pazarlıkları dönemine giriyoruz.

Fiyatların her zaman ciddi anlamda düşme tehlikesi yaşadığı bir dönemdeyiz. Ama ayni zamanda Petrokimya Şirketleri de ayakta kalmak için birleşmelere gitmekte , hatta bazen hisse satmakta ,hatta tesislerini durdurmakta , daha da kötüsü kapatmaktadırlar. Bu kapanışlar , piyasalardaki kısa dönemli yukarı salınımları oluşturmaktadır. 2009 sonu ve 2010 yılı, birleşme , satın almalar ve kapanışların yılı olacaktır.

-Sonuç olarak bu şartlarda plastik firmaları için sizce doğru strateji ne olacaktır?

 Bu donemde çok profesyonel olmayan ve yoğun risk almak istemeyenlerin güvenli stratejisi ,az ve kısa sureli stoklarla , ve back to back işlemler gerçekleştirmek ve `bekle gör takti?i` uygulamak en uygunu olacaktır. Ekonomideki iyileşmenin, ki ben buna `Amerikan Ekonomisi?ndeki iyileşme` diyorum , sinyali ise birkaç ay üst üste yaşanacak konut fiyatlarında ve yeni istihdam oranlarındaki artıştır. Bu rakamların takibinde bir-kaç ay üst-üste artış yakalandığında strateji değiştirmek en makulüdür. Fiyat hareketlerinde Ortadoğu`daki kapasitelerin devreye girişleri , ve Amerikan Ekonomisi`nin durumu ve tesis kapanışları iyi bir gösterge olacaktır.

Kaynak: Yavuz EROĞLU`nun Dünya Gazetesi 16.06.2009 Tarihli Ropörtajı