Yazılı basında “ Irak pazarında, Türkiye İran’in yerini alıyor ” haberinde firmamızın görüşlerine de yer verildi.

Sem Plastik Yavuz Eroğlu Irak Pazarı Vergi Kalite

 

ihracatçıların korkuları boşa çıktı

Necla DALAN/VATAN

Irak Hükümeti’nin geçen yıl düşük kaliteli ürünlerin ülke sınırlarından girişini engellemek amacıyla uygulama kararı aldığı İthalat Öncesi Gözetim, Test ve Sertifikasyon Programı, İran’a uygulanan ambargo nedeniyle Türkiye’nin lehine döndü. TIR başına 100 dolar ek maliyet beklendiği uygulamada İranlı firmalar sertifika veren SGS ve Bureau Veritas’tan vize alamayınca ihracat pazarında avantaj Türk firmalarının eline geçti. Geçen yıl 6 ayda 3 milyar 691 milyon dolar ihracatın bu yıl aynı dönemde 5 milyar doların üzerine çıkması, ihracatçıların korkularının boşa çıktığını gösterdi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin “2013 yılında Irak, Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı birinci ülke haline gelebilir” dediği Irak’a ihracatta sertifika korkusu boşa çıktı. Irak Hükümeti’nin geçen yıl 1 Mayıs tarihinden itibaren, Ortadoğu’da pek çok ülkede uygulanan ve düşük kaliteli ürünlerin ülke sınırlarından girişini engellemek amacıyla uygulama kararı aldığı İthalat Öncesi Gözetim, Test ve Sertifikasyon Programı, İran’a uygulanan ambargo nedeniyle Türkiye’nin lehine döndü. 

TIR başına 100 dolar ek maliyet beklendiği uygulamada İranlı firmalar sertifika veren SGS ve Bureau Veritas’tan vize alamayınca ihracat pazarında avantaj Türk firmalarının eline geçti. Geçen yıl 6 ayda 3 milyar 691 milyon dolar ihracatın bu yıl aynı dönemde 5 milyar doların üzerine çıkması ihracatçıların korkularının boşa çıktığını göstermiş oldu. 

İhracatçılar kanadında bu konuda hala sıkıntılar yaşansa ve Ekonomi Bakanlığı’nın girişimlerinin sonuçlanması beklense de birçok firma İran mallarının pazara girememesinden dolayı işlerini arttırdı. Bu firmalardan biri olan SEM Plastik’in Genel Müdürü Yavuz Eroğlu, İran mallarının yerini Türk mallarının aldığını belirtti. 

Rekabeti etkiledi

Eroğlu, “Kuzey Irak’a yaptığımız ihracatta, ihracat öncesi gözetim belgeleri ile yoğun vakit kayıpları yaşıyorduk. Belgelendirmeyle ilgili Kuzey Irak’a gerek bölgesel yönetimin bu konudaki yetkili birimi Kuzey Irak Planlama Bakanlığı, Kalite Kontrol ve Standardizasyon İdaresi ile görüşmeler yapmak gerekse de Kuzey Irak bayilerimizle konunun onlara yansımasını yerinde görmek istedik. Yaptığımız incelemede bu denetim belgesinin, sadece Türkiye’den değil tüm ülkelerden talep edilmesi ve özellikle de İran’dan gelen düşük kaliteli ucuz ürünlerin pazara girişini engellemesinden ötürü bayilerimizin çok memnun olduklarını gördük” diye konuştu.

Irak’ın 2010’da Türkiye’nin en büyük 4’üncü ihracat pazarı olan Irak’ın 2011’de İtalya ve Fransa’yı geride bırakarak ikinci ülke konumuna yükseldiğini kaydeederek, “Irak’ın toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 6.1 olurken, Irak çok önemli bir ihraç pazarımız konumuna geldi. Irak’a ihracatımız 2011 yılında yüzde 37 artış göstererek 8.3 milyar dolara yükseldi. Irak, 2012 ilk altı aylık verilerinde de yükseldiği ikinci sırayı koruyor. 

Irak’a yapılan ihracatın çok önemli bir bölümünü Kuzey Irak Bölgesi’ne yapılan ihracat oluşturuyor. Türkiye’nin Irak’a 2011 yılındaki ihracatının 8.3 milyar dolar, İran’ın Irak’a yaptığı 2011 yılı ihracatının ise 7 milyar dolar civarında olduğu göz önüne alınırsa Irak’ın aldığı her türlü ithalat belge, kontrol ve kısıtlama bu rekabeti etkileyecektir” dedi.

‘Yüzde 30 düşecek’ korkusu vardı

Irak Hükümeti’nin 1 Mayıs’tan itibaren uygulamaya koyacağı “İthalat Öncesi Gözetim, Test ve Sertifikasyon Programı” nedeniyle Irak’a ihracatta yüzde 30’a varan gerileme korkusu baş göstermişti. O dönemde bir açıklama yapan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Irak hükümeti tarafından benimsenen bu uygulamaya bir anlam veremediklerini belirterek, uygulamayı tarife dışı engel olarak değerlendirmişti. Akyüz, uygulamanın Türk ihracatçısına yüksek maliyetler getireceğini ve özellikle Irak’a inşaat ürünleri satan firmalar ile düşük kâr marjlı fakat yüksek tonaj ve hacimli ihracat yapan çimento şirketlerinin bu durumdan olumsuz etkileneceğine dikkat çekerek şunları söyledi: 

“Kamyon başına en az 100 dolar ek maliyet yükünün altında ezilecek olan ihracatçı Çinli ve İranlı firmalarla rekabet edemez hale gelecek. Bu ülke sınırlarına koyulan ancak kimsenin açıkça söylemediği bariyerden başka bir şey değildir.”