06.01.2013 Tarihli Vatan Gazetesi’nde yer alan Elif Ergu yazısında Genel Müdürümüz Yavuz Eroğlu´nun görüşlerine yer verildi.

Dünyanın ilk 10 havayolu şirketinin 7'sine plastik bardak ve tabak veriyor

SEM Plastik Grubu, 170 milyon cirosu olan, 90 ülkeye ihracat yapan bir grup. Obama'nın canlı yayınla katıldığı Küresel Girişimcilik Zirvesi'nde Ortadoğu, Asya ve Türkiye'nin en hızlı büyüyen şirketleri arasına grubun 2 şirketi girdi. Ürettiği yanmaz bardak ve tabak dahil birçok özel ürün dünyanın en büyük havayolu şirketleri tarafından kullanılıyor. SEM Plastik Genel Müdürü Yavuz Eroğlu, "Emirates, Katar gibi dünyadaki en büyük havayolu şirketinin 7'sine biz ürün veriyoruz" dedi

Aralık ayının son haftasında Dubai'de düzenlenen, açılışını Dubai Şeyhi Muhammed Bin Raşid El Maktum'un yaptığı, Barack Obama'nın canlı yayınla katıldığı Küresel Girişimcilik Zirvesi'nde Ortadoğu, Asya ve Türkiye'nin en hızlı büyüyen şirketleri açıklandı. SEM Plastik ve SEM Grubu'nun Credoy Polimer şirketi en hızlı büyüyen şirketler arasına girerken, SEM Plastik Genel Müdürü Yavuz Eroğlu girişimcilik, inovasyon ve Filistin'deki yatırımlarıyla Zirve Özel Ödülü'nün sahibi oldu.

38 yaşındaki genç iş adamı Yavuz Eroğlu ile yeni yılın ilk günlerinde buluştuk. Yavuz Eroğlu, sektörüne yenilikler getiren bir iş adamı. Çocukluğu üretim tesislerinde geçmiş. Okumayı hep sevmiş. Hem mühendis kafası var hem de sosyal zekası. Yaptığı tüm işler bunun kanıtı. Ayrıca o bir maratoncu. Koşmayı seviyor. Sohbetimizde de aslında koştu!


- SEM Plastik babanız tarafından kurulmuş. Siz ne zaman işin içine girdiniz? Babanız bu şirketi nasıl kurmuş?

Malatyalıyız. Babam Namık Kemal Eroğlu liseden sonra geliyor İstanbul'a. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde okurken şimdi Silkar Grubu olarak bildiğimiz eskiden Taral Tarım Makinaları'nı üreten şirkete giriyor. Orada çalışırken plastiklerin Türkiye'de üretilmediğini yurtdışından geldiğini görüyor. Bir iş için İtalya'dan parçalar alınıyor, o sırada döviz sıkıntısı var. O parçaları birleştirip İran'a ihracat yapacaklar ama yapamıyorlar. Babam "Ben bunu üretirim' diyor. Ağaçları ilaçlamakta kullanılan basit bir pompalama makinesi, Manometre. Babam o işten sonra "Ben işten ayrılıp kendi işimi kuracağım' diyor. O güne kadar çalıştığı ekiple de anlaşma yapıyorlar, onlar da babamın ürettiklerini almak istiyorlar. Fabrikayı kuruyor babam. Ben de Bayrampaşa'daki fabrikamıza giderdim. Her yaz çalıştım. Hiç tatil yaptığımı hatırlamam...

- Hangi okullarda okudunuz?

İlkokulu devlet okulunda okudum. Daha sonra Kültür Koleji'nde gittim. İTÜ Elektronik ve Haberleşme Bölümü'nde okudum. Oradan sonra okumaya devam ettim. Askerdeyken Marmara Üniversitesi sınavlarına girdim. Askerliğimi Ankara'da yaptım. Yabancı dil nedeniyle Ankara'ya göndermişlerdi.Çocukluğumdan beri Ankara'yı sevmem.

Filistin'de fabrika var

- Neden?

Babam çok küçük yaşlarda beni Ankara'ya Süt Endüstri Kurumu'nun ihalelerine gönderirdi. Ankara'yı hiç sevmezdim. Yaşım küçük olduğu için beni ciddiye almazlardı. "Askerliğimi Güneydoğu'da yaparım, Ankara'da yapmayım" derken Ankara çıktı bana.

- Çok ürün çeşidiniz var. Siz hangi alanlarda uzmanlaştınız? Nasıl fark yarattınız da diğer şirketlerden daha önde koştunuz? Son 2 yılda plastik tedarik şirketiniz yüzde 98 büyümüş.

Credoy Polimer şirketimiz hammadde getiriyor. En iyi hammaddeyi biz biliyoruz. Hangi iş için hangi hammaddeyi kullanmak gerektiğini iyi bildiğimiz için bize güveniyor şirketler. Ticaret de güven üzerine kurulur. Biz seyahat alanında uzmanlaştık. Önce bunu yaptık. Plastik tabak bardak dışında. Bir havayolu şirketine gittiğimizde oradaki yanmazlıkla ilgili şartları, uçağın yakıt tüketimini biliyoruz. Bugün dünyadaki en büyük havayolu şirketinin 7'sine biz ürün veriyoruz. Katar Havayolu, Emirates Airlines'e biz ürün veriyoruz. Bu konuya çok hakimiz.

- Türkiye'deki havayolları şirketleriyle çalışmıyor musunuz?

Pegasus'la çalışıyoruz. Ali Sabancı entresan bir taleple geldi. İnovasyona meraklı kendisi. Biz insanlara yemek veriyoruz parayla, bunu porselen tabakta veriyoruz. Tabaklar çok ağır, yakıt tüketimini etkiliyor. Bir de "Porselen kırılıyor' dedi. Porselen görünümünde, yemeği sıcak ısıtabileceğimiz, 180 derecede içinde yemek pişebilecek ve kırılmayan tabak istedi. 1.5 yıl çalıştık bu ürün için. Fırınlanabilir, kırılmayan, porselen görünümünde ürün ürettik. Yakıt tasarrufu müthiş. Normal tabaktan 4.5 kat daha hafif. Tek kullanımlık değil, yıka yıka kullan. Bir orta gövdeli uçakta yakıt tüketimi Boeing için 100 km'de insan başı 3 litre jet yakıtı yakılıyor. Bizim bu ürün bu yüzden önemli. Yalnızca bu ürün kullanılarak yüzde 1 kadar tasarruf sağlanabiliyor. 

- THY ile çalışmıyor musunuz?

Onlar bu sistemi ve ürünleri inceledi. Onlarla görüşme aşamasındayız. Bor plast adı altında patenti bizde bu ürünün.

- En yoğun ihracatı nereye yapıyorsunuz?

En çok Kuzey Amerika'ya yapıyoruz. 90 ülkeye ihracatımız var. Şehirleşme, perakende sektörü bizim işlerimizi tetikler. Perakende sektörü için ambalaj çok önemli. Kadın nüfusun çalışması önemli. Bazı şeyleri kolay yapmak için konfora ihtiyaç var. Bunun için de ambalaj çok önemli bir konu.

- Kaç üretim tesisiniz var?

İstanbul'da, Malatya'da ve Filistin'de fabrikamız var.

- Neden Filistin?

İhracat için. İsrail ve Ürdün'e direkt satış yapıyoruz. Oradan Amerika'ya da gönderiyoruz ürün.

- Seyahat dışındaki hangi alanda çalışıyorsunuz?

Gıda. Unilever'le dondurmada çalışıyoruz. Coca-Cola ve Pepsi ile çalışıyoruz. Pınar, Danone ile çalışıyoruz.

MARATON KOŞUYOR

Yavuz Eroğlu maraton koşuyor. 2005'te başlamış koşmaya. Avrasya, New York, Köln, Viyana maratonunda koşmuş. Kendi yaş kategorisinde ilk 100'de. "Acı, sızı ne olursa olsun hedefe kitlenmek, bitirmeyi öngörmek adına güzel bir spor koşmak" diyor. Yavuz Eroğlu'nun 3 oğlu var. "Başbakanı dinlemişsiniz" diyorum, "Bilmem daha yolum var" diye yanıtlıyor.

Roman vatandaşlar sağolsun gönüllü çevrecilik yapıyorlar

- Yoğurt kapları ile ilgili çok farklı iddialar var. "Plastik kapların altına bakın, P5 mi değil mi?' diye. Plastik yoğurt kapları kanserojen mi?

Bunun bilimsel bir kanıtı yok. Yaşam uzadı. Yaşam düzeyimiz arttı. Nüfus artıyor. "Her şeyin doğalı olsun" demek tam yerinde bir saptama değil. Her şeyin doğalı yaşanırken bebek ölümleri ne düzeydeydi? Bakalım bunlara. Şimdi bebekler yaşıyor. Tıptaki başarı bu. İnsanlık kötüye gitmiyor. Suni olarak üretilen her şeyde gelişime ihtiyaç var, buna katılırım ama yoğurt ambalajları kanserojen demek hiç bilimsel değil. Ben aynı zamanda Avrupa Birliği Plastik Üreticileri EUPC İcra Kurulu üyesiyim. Bu işleri Avrupa'da da takip ediyoruz. Türkiye'de bu alanda bilimsel olarak bu soruları yanıtlayacak otorite yok. Almanya'da var örneğin. Plastik sertifikasyondan geçiyor.

- Siz Avrupa'ya da yoğurt ambalajı, kabı satıyorsunuz. Aynısını mı yapıyorsunuz Türkiye'de de?

Evet aynısı. Avrupa ülkelerindeki tüm sertifikaları aldık. Orada tüm denetimlerden geçiyoruz. Türkiye'dekinin aynısını gönderiyoruz. Dünyanın 90 ülkesine gönderiyoruz. Süt ihraç edilemiyor ama kabını ihraç ediyoruz. Ayrıca plastik türleri var. Birini üretmeyin denilse diğeri üretilir. AB ülkeleri ve ABD'de kullanılıyor tüm ürünlerimiz. Plastikle ilgili ortaya atılanlar söylenti. Bu sektördekilerin yüzde 99'u KOBİ. Öyle çok güçlü lobileri yok. Algı tabak, çanakta. Oysa plastik her yerde. Traş köpüğünün içinde, beden için kullanılan tüm protezlerde, ilaç kapsüllerinin hepsi, göze takılan lenslerde her şeyde var plastik. Tekstilde çok kullanılıyor.

- Çevreci plastik olabilir mi?

Toplanıyor ve geri dönüşümü var. Hastanelerin her yanı plastik. Atık olarak toplanıyor plastik ve dönüştürülüyor. Cam ve metali dönüştürmekten daha kolay. Türkiye'de kolay da toplanıyor. Roman vatandaşlarımız sağolsun. Biz gıda üzerine çalıştığımız için geri dönüşüm kullanamıyoruz ama diğer sektörlerde kullanılıyor. Atık toplama sistemimiz yok. Farklı çöp kutuları konuluyor. Halk özen gösteriyor ama belediye aynı çöp kamyonuna koyuyor bunları. Belediyelerin de kendini yenilemesi şart. Kaynağında ayrışmalı çöpler...

Köpüğü koruyan bardak ürettik

- Uçakta neden domates suyu çok tüketilir?

Uçaktaki kabin basıncı belli bir irtifaya göre ayarlanıyor. Siz sanki 3 bin 500 metrelik dağın tepesinde gibisiniz uçakta. O basınç yerdeki basınçtan düşük. Basınç düşük olduğu için domates suyunun aroması daha çok çıkıyor. Domates suyu kokusuyla yüksek irtifada daha keyiflidir. Bu bilimsel bir şey. Uçaktaki yemeklerin tuz ve şeker oranları da yerdekiyle aynı değildir. Biz bu bilgileri zaman içinde çok çalıştık. Mesela bir örnek daha. Singapur Havayolları'na bardak veriyoruz, onlardan şikayet aldık. Bize, "Sizin bira bardaklarınızda köpük daha çabuk sönüyor, önceki şirkette kalıyordu köpük' dediler. Biz de baktık, adamlar haklı. Ölçümler yapıyoruz, bardak şekli aynı. Kullanılan malzemeleri ölçüyoruz aynı. Farklı biralarla baktık aynı...

- Neymiş sorun?

Köpük işinin uzmanı sabuncular diye onlara danıştık. Köpük yüzey gerilimiyle ilgiliymiş, sıvının değdiği son noktadaki açı baloncuklarla çok ilgiliymiş. Son değdiği noktadaki açıyı tutturunca köpükler kaldı. Milimetrik açı farkı köpükleri korudu. El yakmayan bardak da yaptık.

- Böyle farklı başka ürünleriniz var mı?

Var. Çok sayıda var. Yanmaz tabak da yaptık. O da havayolu şirketleri için. Normal fırında yanmayan tabak..